a
0(428) 212 13 27
Çağrı Merkezi
HOZAT

Hozat Tarihçe

         Hozat adı eski Türk dilinde sıçramak, hoplamak anlamına gelen “hozmek” sözcüğünden gelmektedir. Hozat’ın tarihinin çok eskilere dayandığı çeşitli kaynaklardan anlaşılmaktadır. Hozat ve çevresi Selçuklular Dönemi’nde daha önceki dönemlerde
olduğu gibi göçebe ekonomisini sürdürmüştür. Çeşitli nedenlerle otoriteden kaçan göçebe boylarının Hozat ve çevresini yurt edindikleri bilinmektedir.Sünni din uygulamasına karşı çıkan Şii topluluklarının ve Türkmen boylarının Hozat çevresine sığındıkları tahmin edilmektedir. Baba Resul ve Baba İshak gibi Selçuklu Sultanlarına baş kaldıran Sarısaltık’ın,Hozat’ın çok yakınlarında Sarısaltık köyünün, Sarısaltık Tepesi’nde mezarının olduğu bilinmekte ve hayatı efsane edilmektedir. Hozat, 1516 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman devrinde Pir Hüseyin’in oğulları kendilerine verilen sancağı Çemişgezek (Hozat dâhil),Mazgirt, Pertek ve Sağman kollarına bölmüşlerdir.Erzurum eyaleti içinde yer alan Hozat bir süre sonra Diyarbakır’a bağlanmıştır. Bu bağlılığın Tanzimat Fermanı’nın ilan edildiği 1839 yılına kadar devam ettiği, bu tarihten itibaren tekrar Erzurum’a bağlandığı tahmin edilmektedir.Hozat’ın (Dersim) Tanzimat’tan sonra Erzurum’dan ayrılarak 1845 yılında il haline getirilmesine müteakip ağalık ve ocaklık taraftarlarınca ayaklanmalar başlatılmıştır. Dersim, 1862’de vilayet olan Mamüratül-Aziz’e (Elazığ) sancak olarak bağlanmıştır.Dedeler, ağalar ve eşrafın devlet otoritesinin bölgede yerleşmesine şiddetle karşı çıkması üzerine Dersim İsyanı çıkmıştır. 1855 yılında Ali Şevki Paşa, 1867 yılında Ahmet Muhtar Paşa, 1877 yılında ise Semih Paşa ve Kürt İsmail Paşa komutasında gönderilen kuvvetler karışıklıkları bastırmaya çalışmıştır. Köklü bir ıslahat yapılmadığı için bölgede isyanlar ve eşkıyacılık devam etmiştir. 1908 yılında Harput Redif Livası kumandasında Neşet Paşa, isyanları bastırmak üzere gönderilmiş; ancak kışın erken bastırması üzerine askerler geri çekilmek zorunda kalmıştır.
Meşrutiyetin ilanı ile harekâta son verilmiştir. Ferit Ali Paşa ile Şuray-i Devlet Azası Mustafa Bey, Dersim’de incelemeler yapmışlardır. Daha sonra Meclis-i Mebusan tarafından Dersim bölgesinde önce sükûnetin sağlanması amacıyla ıslahat kararı alınmıştır. 1909 yılında ise Muhtar İbrahim Paşa, 4.Ordu komutanı olarak Dersim’e gönderilmiştir. Bu arada, 19. yüzyılın ikinci yarısından 20. yüzyılın başlarına kadar Doğu illerinin bir kısmında olduğu gibi Hozat çevresinde de Ermeni siyasi hareketleri baş göstermiştir. Fakat bu hareketler yerli halk tarafından müsamaha ile karşılanmamış ve Ermeni azınlık 20. yüzyılı başlarında Hozat çevresinden göç etmiştir.Hozat, 1920-1935 yılları arsında Elazığ’a bağlı bir kaza olarak yönetilmiş, 25 Aralık 1935 tarihinde
çıkarılan Tunceli Kanunu ile teşkil edilen ve vilayet merkezi olarak Kalan kasabası seçilen Tunceli vilayetine bağlanmıştır.

Coğrafi Yapı

Tunceli ilinin orta kesiminde yer alan Hozat, doğuda il merkezi, batıda Çemişgezek, kuzeyde Ovacık ve güneyde Pertek ilçesi ile komşudur. İlçenin yüzölçümü 804 km2 olup ilçe merkezinin denizden yüksekliği 1520 metredir. Dağlık bir yöre olan Hozat’ın çevresi sarp dağlar ile çevrilidir. İlçe toprakları akarsuların açtığı derin vadiler ile yarılmıştır. Yükselti kuzeyden güneye doğru Azalır. Başlıca dağları Yılan Dağı, Belikan Dağı,Süslübaba Dağı, Karaoğlan Dağı ve Kırmızı Dağ’dır.Yörenin en yüksek dağı 2500 m ile Yılan Dağı’dır.Belli başlı akarsuları Hozat (Singeç) Deresi, Tahar (Tağar) ve Değirmendere Çayı’dır. İlçe karasal bir iklim yapısına sahip olup görülen en yüksek sıcaklık 35 C°, en düşük sıcaklı ise –10.5 C° dir. Bitki örtüsü bakımından, dağları meşe ormanları ile kaplıdır. Dağların dorukları genelde çıplaktır. İlçede çok zengin bir yaban hayatı vardır. Yeraltı kaynaklarının 
tespitine yönelik bölgede bir rezerv belirleme çalışması yapılmamıştır. Yerüstü doğal zenginlik olarak ormanlar ilk sırayı Almaktadır